ABD Kongresi’nden veto resti, Musk’tan tarife tepkisi, Çin’den karşı atak: Küresel Piyasalarda neler oluyor?
Investing.com – ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni gümrük tarifesi planları, yalnızca Washington’da değil, küresel piyasalar ve büyük ekonomilerde de ciddi etkiler yaratıyor. Başkanın tarife yetkisini sınırlamaya yönelik Kongre girişimine karşı veto tehdidi, Çin’le artan ticari gerilim ve Wall Street’teki dalgalanmalarla birleşince, dünya ekonomisi yeni bir hassas dönemden geçiyor. ABD’nin iç siyasetinde artan ayrışma ve piyasalardaki belirsizlik karşısında, Çin ve Avustralya gibi ülkelerin attığı karşı hamleler dikkat çekiyor.
Trump, gümrük tarifesi yetkisini kısıtlayan yasayı veto edecek
ABD Başkanı Donald Trump, başkanlık yetkilerini sınırlamayı hedefleyen yeni bir yasa tasarısına karşı kesin tavır aldı. Demokrat Senatör Maria Cantwell ve Cumhuriyetçi Senatör Chuck Grassley tarafından sunulan ve başkanın tek taraflı olarak gümrük tarifesi uygulama yetkisini kısıtlayacak yasa tasarısını veto edeceğini açıkladı. Axios’un haberine göre Beyaz Saray, bu düzenlemenin Başkan’ın dış politika belirleme ve ulusal güvenliği savunma yetkisini zayıflatacağını savundu.
Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, “Amerika’yı Önceleyen” ekonomi modeli çerçevesinde tarifelerin çiftçiler, işçiler ve kamu güvenliği için gerekli olduğu belirtildi. Cantwell, konuya ilişkin yaptığı açıklamada yasa teklifine gösterilen ilk desteğin halkta bu konuda oluşan geniş çaplı endişeyi yansıttığını belirtti. Şu ana kadar yedi Cumhuriyetçi senatör tasarıya destek verdi. Axios’a konuşan kaynaklara göre, Trump tasarının Kongre’ye sunulmasından rahatsızlık duyuyor.
Musk, Çin’e yönelik yeni tarifelere karşı çıktı
ABD Başkanı Trump’ın Çin’e yönelik yeni tarife artışlarına hazırlanması, ülke içinde farklı kesimlerden tepkiyle karşılanmaya devam ediyor. Washington Post’un haberine göre, Tesla (TSLA) ve SpaceX CEO’su Elon Musk, Çin tarifelerine karşı çıkarak doğrudan Trump’la görüşmeye çalıştı. Musk’ın, yeni tarifelerin iptal edilmesi yönünde Trump’a hafta boyunca ulaşmaya çalıştığı bildirildi.
Ancak bu girişime rağmen Trump, Çin’e uygulanacak gümrük vergilerini %50’ye çıkarabileceğini belirterek duruşunu sertleştirdi. Bu gelişme, ABD-Çin ilişkilerinde tansiyonu artırırken, özellikle otomotiv ve teknoloji sektörlerinde faaliyet gösteren Amerikan şirketlerinde endişe yarattı.
BlackRock CEO’su Fink: “Hisse senetlerinde %20 daha düşüş görülebilir”
ABD’de tarifelerin neden olacağı ekonomik etkiler finans dünyasında yakından izleniyor. BlackRock (BLK) CEO’su Larry Fink, artan gümrük tarifeleri nedeniyle hisse piyasalarında %20’lik ek bir değer kaybı yaşanabileceği uyarısında bulundu. Fink, görüştüğü birçok CEO’nun ABD’nin halihazırda bir ekonomik resesyona girmiş olabileceğini düşündüğünü belirtti.
Fink ayrıca, yüksek tarifelerin fiyatları artırarak enflasyonist baskıyı güçlendireceğini ifade etti. Ancak uzun vadeli dengelere dikkat çeken CEO, piyasalardaki mevcut zayıflığın yatırımcılar için bir “alım fırsatı” yaratabileceğini söyledi. Yine de sistematik bir risk olmadığını vurgulayan Fink, piyasanın mevcut koşullarda %20 daha aşağıya inme potansiyelinin bulunduğunu belirtti.
ABD Ticaret Bakanı, banka CEO’larıyla tarife gelişmelerini değerlendirdi
ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick, geçtiğimiz hafta ülkenin önde gelen banka yöneticileriyle bir araya geldi. Toplantı, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni küresel tarife adımlarını duyurmasından hemen sonraki gün gerçekleştirildi. İki kaynağa göre Lutnick, bankacılarla tarifeler hakkında görüş alışverişinde bulundu ve soruları yanıtladı.
Finansal Hizmetler Forumu tarafından yapılan açıklamada, finans sektörü liderlerinin ekonomik büyüme ve istihdamı destekleyecek politikalar hakkında düzenli olarak yetkililerle iletişimde bulunduğu ifade edildi. Bu görüşme, Trump yönetiminin ekonomik politikalarının piyasa üzerindeki etkilerini sınırlamak amacıyla atılan diplomatik adımlardan biri olarak yorumlandı.
Çin devlet şirketleri, piyasaları desteklemek için hisse alımlarını artırıyor
ABD’nin Çin’e uyguladığı ek gümrük tarifelerine karşılık Pekin’den gelen ekonomik karşı önlemler hız kazandı. Çin’in en büyük devlet varlık yönetimi şirketlerinden China Chengtong Holdings Group ve China Reform Holdings Corp, ülkedeki hisse senedi piyasasını desteklemek amacıyla alım yapacaklarını duyurdu. Bu karara devlet fonu Central Huijin’in benzer bir adımı izlemesi eşlik etti.
China Reform Holdings, teknoloji ve kamu şirketlerine yapacağı yatırımlar kapsamında ilk etapta yaklaşık 80 milyar yuan (yaklaşık 10,95 milyar dolar) ayıracağını açıkladı. China Chengtong ise borsa yatırım fonları (ETF) ve doğrudan hisse alımlarına ağırlık vereceğini bildirdi. Ek olarak, China Electronics Technology Group halka açık iştiraklerinde hisse geri alım programına hız verecek.
Çin Merkez Bankasından destek taahhüdü
Çin Merkez Bankası (PBOC), sermaye piyasalarındaki dalgalanmanın önüne geçmek amacıyla yeni hamleler yapmaya hazır olduğunu duyurdu. Banka, gerektiği takdirde Central Huijin Investment Ltd’ye yeniden kredi programı kapsamında fon desteği sağlayacağını açıkladı. Bu gelişme, Çin yetkililerinin piyasada istikrar sağlamak için doğrudan müdahale araçlarını kullanmaya hazır olduklarını gösteriyor.
PBOC’nin açıklaması, Çin borsalarında Pazartesi günü yaşanan sert %7’lik düşüşün ardından geldi. Salı sabahı toparlanma belirtileri gözlemlense de, piyasalardaki kırılganlık devam ediyor. Bankanın müdahalesi, yatırımcı güveninin sağlanması açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Avustralya Merkez Bankasından faiz indirimi beklentisi
Deutsche Bank (DB), Avustralya Merkez Bankasının faiz politikasına ilişkin yeni bir tahminde bulundu. Banka, ülkede ekonomik yavaşlamanın etkisiyle Mayıs ayı sonunda 50 baz puanlık bir faiz indirimi yapılmasını bekliyor. Bu indirimin yılın ikinci yarısında da aynı hızda devam etmesiyle, gösterge faiz oranının %3,1’e gerileyeceği öngörülüyor.
Bu oran, bankanın daha önceki beklentisinin altında kalıyor. Deutsche Bank’a göre, zayıf büyüme göstergeleri ve düşük tüketici talebi gibi etkenler, para politikasında gevşeme gereksinimini güçlendiriyor. Görevdeki merkez bankası yöneticilerinin değerlendirmeleri ve piyasadaki veriler, önümüzdeki haftalarda bu tahminin diğer kurumlar tarafından da benimsenmesine neden olabilir.








