Suudi Arabistan’da bulundu: Bilim dünyasını şaşırtan keşif

Afrika ve Asya’nın kesişim noktasında yer alan Arabistan, ilk insanlar için önemli bir göç rotasıydı. Araştırmalar, bölgenin bir zamanlar nemli olduğunu ancak yaklaşık 25 bin yıl önce Buzul Çağı’nın zirveye ulaştığında yağışların kesildiğini ve bölgenin yaşanamayacak kadar kuraklaştığını ortaya koymuştu.
Kuzey Arabistan’ın yaklaşık 10 bin yıl önce yeniden insanlara ev sahipliği yapmaya başladığı bilinse de, bunun daha eskiye gidip gitmediği bugüne dek belirsizdi.
Almanya’daki Max Planck Jeoantropoloji Enstitüsü’nden Maria Guagnin ve ekibi, Nefud Çölü yakınlarındaki devasa kaya sanatıyla ilgili amatör arkeologların ipuçlarını takip ederek yeni kanıtlara ulaştı. Üç kazı alanında toplam 176 kaya oyması tespit edildi. Bazıları, 40 metreyi bulan dev uçurum yüzeylerine kazınmış ve çoğunlukla hayvanları birebir boyutlarında betimliyordu.
En çok deve tasvirlerinin yer aldığı bu eserlerde yaban öküzü, ceylan, dağ keçisi ve atlar da resmedilmişti. Araştırmacılar, oymaları doğrudan tarihlendiremeseler de, kayaların tortu tabakalarını ve alanlarda bulunan taş aletlerin yaşlarını radyokarbon ve lüminesans teknikleriyle hesapladı.

Dört deve oymasının hemen altında yapılan kazılarda 1200’den fazla taş, 16 hayvan kemiği parçası ve üç ocak bulundu. Bulguların yer aldığı ve dün Nature Communications’ta yayımlanan çalışmada, oymaların 12 bin 800 ila 11 bin 400 yıl öncesine tarihlendiği belirtildi.
12 BİN 200 YILLIK TAŞ ALET BULUNDU
Griffith Üniversitesi’nden makalenin ortak yazarı Michael Petraglia, bu keşfin bölgedeki insan hareketliliğine dair anlayışı “temelden değiştirdiğini” söyledi ve örneklerin Arap Yarımadası’nda bugüne kadar keşfedilen en eski kaya sanatı olduğunu ifade etti. Ayrıca bir kazı alanındaki deve resminin yakınında, bu eseri yaparken kullanıldığı düşünülen 12 bin 200 yıllık bir taş alet bulundu.
Bulgular, çölün yaklaşık 12 bin yıl önce geçici su kaynaklarına ev sahipliği yaptığına işaret ediyor. Guagnin bu durumu, “İnsanlar çölde düşündüğümüzden çok daha erken ve çok daha zorlu koşullarda hayatta kalmayı başarmış” sözleriyle değerlendirdi.
Bölgedeki kuruyan su kaynaklarındaki tortuların analizi ise, bölgenin 16 bin ila 13 bin yıl önce daha nemli hale geldiğini ve mevsimsel göllerin oluştuğunu gösteriyor.








